reklam

Lucas Moura, Paris Saint-Germain'den Ayrılabileceğini Açıkladı

Yazar Subcomandante 15 Ocak 2018 Pazartesi 0 yorum




Paris Saint-Germain takımının yıldız orta saha oyuncusu Lucas Moura, takımdan ayrılabileceğini ve Premier Liginde bir takıma gidebileceğini açıkladı.



Fransa Ligue 1'de şampiyonluğun en büyük adayı olan ve aldığı puanlarla en yakın rakibi olan Monaco'ya 11 puan fark atan Paris Saint-Germain takımının başarılı orta saha oyuncusu Lucas Moura, önemli açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz Pazar günü Nantes deplasmanına giden Paris Saint-Germain, maçtan 1-0'lık galibiyetle ayrıldı. Maç sonrası Paris Saint-Germain takımının orta saha oyuncusu Lucas Moura, takımdan ayrılabileceğini iddia etti. Moura, Premier Liginden kendisini isteyen kulüplerin olduğunu ifade etti.
Paris Saint-Germain takımından ayrılması gündemde olan 25 yaşındaki Brezilyalı orta saha oyuncusu Lucas Moura; "Ne yazık ki, benim için Paris Saint-Germain hikayesi sona eriyor. Bu takımda harika günler geçirdim ve muhteşem başarılar elde ettim." dedi, Premier Lig sorusuna ise; "İngiliz futbolunu yakından takip ediyorum ve orada oynamayı isterim, oradan da bana taliplilerin olduğunu duydum." dedi.
Paris Saint-Germain takımında bu sezon fazla forma şansı bulamayan Lucas Moura toplamda çıktığı 6 maçta 79 dakika süre aldı, bu süreler boyunca sadece 1 gol atıp 1 gole de asistlik yapan oyuncu gitmeyi kafasına koymuş gözüküyor.
Kaynak: skysports.com
Devamını Oku...

İnsan Beynini Usulca Ele Geçirerek Anıları Bir Bir Silen Alzheimer Hastalığının Evreleri

Yazar Subcomandante 14 Ocak 2018 Pazar 0 yorum
Masum unutkanlıkların insanın günlük yaşamını etkileyecek boyutlara varmasıyla bilinen bu hastalık kişiyi sosyal hayattan kopararak başkalarına muhtaç biri haline getiriyor. Sözlük yazarı "konusma ben konusuyorum daha bitirmedim", bu hastalığın ilerleme evresini yakın çevresinde gördüğü örnekler üzerinden anlatıyor.

ailesinde üç kişi alzheimer'a yakalanan ve birçok alzheimer hastası tanımış biri olarak diyorum, bu illet öyle ani unutkanlıklar, çok keskin olaylarla başlamıyor. alzheimer'ın ilk belirtileri karakter değişikliği, paranoya, paraya düşkünlük gibi (parasız kalma korkusuna ve sürekli para istemeye eşlik eder ve bunu başlığa baktığınızda birçok suserin anlattıklarında da görürsünüz) hiç beklemediğiniz şeylerdir. bu noktada hiçbir doktor da alzheimer tanısı koymaz zaten.


işte bu belirtilerden sonra unutkanlıklar başlar. 

günlük rutinleri, anıları, bildiği telefon numaraları gibi eski bilgileri unutmaktan da çok önce daha küçük unutkanlıklar başlar. konuşurken sözcükleri çıkaramama dolayısıyla kesintiler halinde konuşma, bazı olayları birbirine karıştırma, birden fazla aynı soruyu sorma(yeni tanıştığı birine ismini sormak gibi), yeni bilgileri öğrenememe gibi sorunlar başlar. bu dönemdeki bir alzheimer hastasına yeni bir şey öğretemezsiniz. yani doktor yeni bir ilaç yazdıysa bu ilaçları takip eden birisi olmalı çünkü bu bilgi beyin için yenidir ve beyne işlenmez bir türlü. 


daha sonraları, çok hayal görür ve hatta bazen iftira atabilirler.

("siz beni dövdünüz", boş duvarlara bakıp "polisler beni götürmeye gelmiş" gibi), sık sık kimseye haber etmeden evden çıkarlar ve yollarını kaybederler. anlayabilmelerine rağmen algılama süreleri uzar, dolayısıyla aynı soruyu anlayana kadar birkaç kere tekrarlamanız gerekir ve düzgün bir yanıt almanız için gereken süre de artar(ki bu dönemde şuur günün çoğu zamanında yerindedir dolayısıyla iletişim kurabilir, hatta muhabbet bile edebilirsiniz).
gene, şuurları yerindeyken ters giden bir şeylerin olduğunun farkına varır ve "bana ne oluyor?" diye sık sık size sorarlar, bir süre sonra delirdiklerini de düşünebilir ve ciddi korkular yaşayabilir, ağlayabilirler(ölüm korkusu da bunlardan biri).

eski bildiklerini unutmaya başlamaları ise bu süreci takip eder ve son safhadır. 

yani beyin "torununun adını unutmaktan" ya da "kızını tanımamaktan" çok daha önce "yanlış giden bir şeyler var sinyallerini" vermiştir. siz sadece "ay adımı unuttu, bunadı bu" demeye yeni başlarsınız. bu son safhaya geliş yaşlı insanlarda bile 2-3 yıl sürüyor. 
iç organları sağlam, kolesterol, şeker, tansiyon gibi hiç bir rahatsızlığı olmamasına rağmen alzheimer olmuş bir tanıdığınız varsa(ki üç hastamız da ileri yaşlarına rağmen taş gibiydiler) değil yutkunmayı unutmak(mideden mamayla beslenme düzeyine gelme), "soluk almayı unutacak" safhaya kadar da yaşıyorlar ayrıca(8-9 senelik bir süreçten bahsediyorum).
şayet alzheimer hastanız varsa, yapmanız gereken bir yardımcı bulmanız, hasta bakımıyla alakalı dersler almanız ve en önemlisi psikolojik destek görmeniz olacaktır. öyle bir hastalık ki, hastadan çok bakıcısı yıpranır çünkü. 

aklıma geldikçe gene eklerim ancak öyle aniden çıkmaz bu hastalık, adım adım, bağıra bağıra ben geliyorum der. sizi en çok üzense ne bakımının zorluğu, ne peşinde koşuyor oluşunuz. "çocuklarının ve eşinin yanında, güvende ve huzurlu" bir şekilde ölmek isteyen sevdiğiniz kişinin, kimseyi tanımadan ve korkarak ölüyor oluşudur. o unutuyor ama siz unutmuyorsunuz işte.
Devamını Oku...

Thibaut Courtois, Chelsea Taraftarından Şikayetçi

Yazar Subcomandante 0 yorum



Chelsea takımının yıllardır kalesini koruyan Thibaut Courtois, Leicester City maçından sonra taraftarları hedef alan birbirinden ilginç şeyler söyledi.



Yıllardır Chelsea takımının kalesini koruyan, dünyanın en başarılı kaleciler listesinde ilk 10'da yer alan, Belçikalı yıldız Thibaut Courtois, bugün basının karşısına geçti. Premier Liginde istedikleri sonuçları bir türlü elde edemeyen Thibaut Courtois, bunun ile ilgili olarak konuşurken birbirinden ilginç ifadeler kullandı. Leicester City ile yapılan maçta berabere kalan ve taraftarın ıslıklarına maruz kalan Chelsea'li oyunculardan Thibaut Courtois taraftarı şikayet etti.

Chelsea takımının kalecisi olan 25 yaşındaki yıldız oyuncu Thibaut Courtois; "Bu sezon Manchester City gibi bir rakip ile uğraşmak zorunda kaldık, henüz bir maç kaybetmediler. Onların arkasında kaldığımız için çok üzgünüz, ancak burada taraftarın bize destek olması gerekiyor. Leicester maçında taraftarın yaptıkları hiç hoş değildi. Onlar bizi desteklemezse mental açıdan daha kötüye gideriz." dedi.
Hakkında sürekli olarak transfer iddiası olan Thibaut Courtois'nın moralinin çok bozuk olduğu ve artık futbol hayatında yeni bir sayfa açmak istediği öğrenildi. Oyuncunun başka takıma transfer olması gündemde.
Kaynak: eurosport.com
Devamını Oku...

7 Pratik Yöntem ile: Bebeklerde Gaz Sancısını Giderme Yolları

Yazar Subcomandante 0 yorum



Anne babaların zaman zaman çaresiz kaldıkları, bebeklerde gaz sancılarını giderme yolları...


Yenidoğan bebeklerin bağırsakları sindirime alışık olmadığı için mama ya da anne sütü alırken yuttukları hava yüzünden oluşan gaz sancıları anne babaların kabusu olabilmektedir. En az üç ay süren gaz sancıları bazı bebeklerde daha uzun sürdüğü gibi; bazı bebeklerde çok şiddetli bazılarında ise hafif atlatılabilir. Uzmanlara göre piyasada bulunan gaz giderici ilaçların bu gaz sancılarına çok da bir faydası yok. Doğal yöntemleri öneren uzmanlara göre, kulaktan dolma anlatılan "bitkisel yağlarla ayaklara masaj yapma ya da bebeğe bitkisel bazı ürünleri içirme" ise olumsuz sonuçlara yol açabilir. Peki bu durumda neler yapılabilir?

1. Her gün yıkayın.


Bebeğinizi her gün yıkamak gaz sancıları için doktorların bir numaralı çözüm önerilerindendir. Ayrıca banyo yapmak bebeğinizi rahatlatacaği için uyumasını da kolaylaştıracaktır.

2. Karnına masaj yapın.

Yumuşak hareketlerle karnını ovabilirsiniz. Bacaklarını karnına doğru ittirmek de bebeğinizi rahatlatacaktır. Bebeklerde gaz masajıyla ilgili uzmanlar tarafından hazırlanmış videoları da sosyal medyadan bulup izlemeniz mümkün.


3. Karnına sıcak havlu koyun.

Ütüyle ısıttığınız ufak bir havluyu bebeğinizin karnına koyarsanız bebeğiniz rahatlayacaktır. Fakat tenleri çok hassas olduğu için havluyu direkt olarak tenine değil de kıyafetinin üzerine koymanız ve aşırı ısıtmamanız gerekmektedir.

4. Karnının üstüne yatırın.

Bebeğinizin yanındayken bebeğinizi karnının üzerine yatırmanız onu rahatlatacaktır. Özellikle kusma problemi olan yenidoğanlarda bu şekilde yatış oldukça güvenlidir fakat bebeğiniz mutlaka gözetiminiz altında olmalı, ayrıca başları kaldırdıkları fakat sabit tutamadıkları için iki aydan büyük bebekleri uzun süreli bu şekilde yatırmak tehlikeli olabilir.

5. Her beslenmeden sonra mutlaka gazını çıkarın.

Her beslenmeden sonra gazını çıkarmanız oldukça önemlidir çünkü çıkarmadığınız gazlar bağırsağına inecek ve bebeğinizin daha çok sancı çekmesine sebep olacaktır. Bebeğiniz beslenme sırasında uyusa bile uyanmasın düşüncesiyle gazını çıkarmayı ertelemeyin, aksi takdirde sancı yüzünden zaten uyanacaktır.

6. Ayaklarını üşütmeyin.

Üşüyen ayakların sebep olduğu karın ağrıları büyüklerde bile ciddi bir sorunken dünyaya uyum sağlamaya çalışan bebeğinizin organları daha da hassastır, o yüzden üşümeleri oldukça tehlikelidir. Bebeğinizin ayaklarının sıcak olduğundan emin olun fakat üşümesin diye çok giydirmekte aynı şekilde tehlikelidir. Bebeğiniz fazla sıcak ve soğuğa maruz kalmamalıdır.

7. Biberon seçerken dikkat edin.

Eğer bebeğinizi emzirmiyor ve mamayla besliyorsanız kullandığınız biberon oldukça önemli, ayrıca bebeğiniz mamayı emerken hava yutmamasına dikkat etmelisiniz. Mamayı hazırlarken sallayarak değil de kaşıkla karıştırarak hazırlamanız da mamada daha az hava kabarcığı oluşmasını sağlar.
Bütün yöntemleri denediğiniz halde bebeğinizdeki gaz sancısı geçmeyebilir ya da hafiflemeyebilir. Zamanla azalacaktır fakat özellikle ilk üç ay anne babaları zorlayan bir dönemdir. Sabırlı olmak ve bebeğinize şefkatle yaklaşmak hem size hem de bebeğinize iyi gelecektir.

Devamını Oku...

Sekerat Son İZLE İNDİR

Yazar Subcomandante 0 yorum



Özet: Ölüm anında yalnızca ölen kişi tarafından gözlemlenebilen olayların ürkütücü yolculuğunu ve ölüm anı sarhoşluğunu (Sekerat-ül mevt) anlatan korku-psikolojik gerilim türü olan Sekerat "SON" izleyiciye ölümün sırrını sorgulatırken varlıkların sadece görünen maddi yanlarından ibaret olmadığını anlatacak. Madde ve enerji perdesini kaldırarak nice esrarları gözler önüne serecektir.
Genç bir ressam olan Seda'nın hayatı, ardarda yaşadığı travmatik olaylar ile sarsılır. Ruh hali gitgide bozulur. Bu esnada öteki aleme yönelir, karanlık güçlerin etkisi altına girer. Kendi iradesi dışında bağlantılar kurarken yaşadığı korkuların sebebini anlayamayan kadın sonunda gerçek ile yüzleşir.

İZLEMEK VE İNDİRMEK İÇİN: http://bc.vc/HOhNdro
Devamını Oku...

Tarihin Gördüğü En Yürekli ve Aynı Zamanda En Şeytan İnsan: Oskar Schindler

Yazar Subcomandante 13 Ocak 2018 Cumartesi 0 yorum
II. Dünya Savaşı'nda birçok Yahudi'yi fabrikasında çalıştırarak Hitler'in zulmünden koruyan ve "Schindler'in Listesi" adlı filme de konu olan Oskar Schindler'in hayat hikayesi.
28 nisan 1908, zwittau - çekoslovakya doğumlu bir iş adamı oscar schindler. ikinci dünya savaşı almanyasında, asıl amacı savaştan kâr sağlamaktı. bu fikriyat, her ne kadar ilk bakışta insanlık dışı bir düşünce olarak görülse bile, tarihin geri kalanında, onun bir kahraman ilan edilmesine zemin hazırlayacaktı.
oskar schindler, daha henüz 19 yaşındayken emilie schindler ile evlendi. askerliğini yaptıktan sonra geri döndü ve evliliğini bir süre daha devam ettirdi ancak alemlere ve kadınlara düşkünlüğüyle tanınan oskar’ın bu düşkünlüğünün tek taraflı olmaması da tanrı’nın ona bir lütfuydu. nazi partisi’ne katıldığında işsizdi. yalnız oskar’ın en büyük yeteneklerinden birisi, ikili ilişkilerini idame ettirmekteki üstün başarısıydı. tam anlamıyla bir halkla ilişkiler ve pazarlama dehası olan oskar, bu yeteneği sayesinde gestapo ve ss’le kusursuz ve kurulması zor bağlantılara sahip oldu ve bu bağlantılar ona, satın alınması zor bir dokunulmazlık ve yakın gelecekteki planları için büyük kolaylıklar sağlayacaktı. ilk olarak yahudileri kullanma fikri 1939 yılında, iki tane yahudi fabrikasını, neredeyse bedava denilebilecek meblağlara satın almasıyla başlamıştı aslında. günümüzde bile yapılması akıl edilemeyen bir patronaj hamlesiyle, yahudi halkını çok düşük ücretlere çalıştırıyor ama onlara savaş günlerinde hasretini çektikleri “insan gibi” davranıyordu. böylede hiç de kalifiye olmayan işçilerinden maksimum randıman alabiliyordu çekoslovak iş adamı.

Emilie Schindler & Oskar Schindler
ilk 3 senesinde, yaptığı kap kacak ve emaye tencereleri alman ordusuna satıyor ve milyonlarca mark’ı cebine indiriyor oluşu 1942’de çiftliğinde atıyla dolaşırken tanık olduğu getto baskını ve kırmızı paltolu bir kızın çaresiz koşuşturmasını farketmesi sonrası yerini, tarihte eşine benzerine zor rastlanan ve insanlık namına büyük yankılar uyandıracak bir harekete bıraktı. ona toplama kamplarındaki dramı, çağ dışı zulümleri ve yapılan “özel muamele”leri anlatınca oskar, plazow kampındaki yaklaşık 1100 kadar işçiyi, yine bağlantılarını ve yüksek ikna kabiliyetini kullanarak oradan çıkarmayı başarmıştı. bu, sadece onları oradan çıkarmak değil, zalim komutan amon goeth’in elinden almış, kısacası bir nevi canlarını kurtarmıştı.
nazi almanyası’nın savaşı kaybediyor oluşunu anladıktan ve kabullendikten sonra adolf hitler, kamplarda yahudilere uygulanan işkence ve esaretin dozajını artırmış ve gördükleri muamele artık soykırım halini almaya başlamıştı. bu hırçın ve insanlık dışı politika, etkilerini elbette oskar’a da hissettirmişti ve bu ona elindeki 1100 yahudiye mal oldu. insani yönünün ağır bastığını söylediğimiz oskar, işte bu sebeple o meşhur ve yahudilerin bugün hala var olmasının en büyük sebeplerinden biri olan listesini oluşturmaya başladı; schindler’in listesi’ni… oskar’ın öncelikli hedefi, o yahudileri öldürülmeden, dezenfekte edilmek için sokuldukları gaz odalarında zehirlenmeden ve daha sonra insafsızca yakılmadan nazilerin elinden kurtarmak oldu. ve bu liste, aynı zamanda, ona tam anlamıyla bir servete mal oldu. kamptan aldığı her yahudi işçi başına amon goeth’e para ödeyen schindler, amon’un göz bebeği helen hirsch’i de, zalim komutanla yaptığı kağıt oyununda onu alt ederek elinden aldı. yalnız, listede oluşan karışıklıktan dolayı, 700 yahudi grossrosen’e, 300 tanesi de auschwitz’e gönderilmişti. schindler, yine zamanında bir hamle yaparak onları tekrar trenlerle memleketine, zwittau’ya getirtti.

elindeki yaklaşık 1300 yahudiyle tekrar işe koyulan schindler, ayrılmış olduğu eşi emilie’nin de ona katılmasıyla tekrar eski günlerine döndü. işçileri tekrar kamplardan çıkarmasının gerekçesi olarak savaş malzemesi, havan topu, top mermisi yapacağını söyleyen schindler’in fabrikasından çıkan hiç bir mermi, nazi ordusunun standartlarına uygun değildi ve dolayısıyla değersizdi. zaruri işçi olarak gösterdiği yahudilerin fabrikada kalmasını sağlamak ve aynı zamanda para kazanmak imkansızdı. ve biliyordu ki, üreteceği mermilerin saplanacağı bedenler, onu para kaybetmekten daha fazla üzecekti ve schindler, bunun doğrultusunda mermileri başka fabrikadan alıp, “biz yaptık” diye alman ordusuna satmaya başladı. elbette kâr marjı oldukça düşük olan bu ticari süreç, yavaş yavaş oskar’ı, iflasın eşiğine getirmişti.

Oskar Schindler'in fabrikası.
savaş sona erdiğinde ve sovyet birlikleri zwitlau’ya ulaştığında, oskar ve emilie oradan çoktan ayrılmıştı. çünkü artık, sovyetler tarafından aranan ve kölecilikle suçlanacak olan bir savaş suçlusuydu. daha sonraları birkaç iş girişiminde büyük hüsranlar yaşadı fakat yahudi dostları ona her zaman koltuk çıktı, destekledi.
oskar schindler, en sonunda çareyi buenos aires’e yerleşmekte buldu ve insanlık tarihi boyunca görülmüş-görülecek en büyük, en yürekli ve aynı zamanda en şeytan insan, 9 ekim 1974 tarihinde de hayata gözlerini yumdu.


Yukarıda okuduğunuz olayları anlatan, 1993 yapımı Schindler'in Listesi filmini muhakkak izlemelisiniz.


Devamını Oku...

Semtini koruyan bağcılar kedisi

Yazar Subcomandante 12 Ocak 2018 Cuma 0 yorum


Her mahalle'ye lazım olan kedileri birde Bağcılar gözüyle izleyelim









Devamını Oku...




5 yıldızlı otellerin banyolarında bulduğunuz rahatlığı daha uygun fiyatlarla evinize getirebilmenizi sağlayacak bazı harika değişiklikler.



1. Havlunuzun daha az yer kaplamasını sağlamak için yapabileceğiniz bazı adımlar



2. Banyoda ihtiyacınız olabilecek şeyleri büyük bir cam kavanozda stoklayın



3. Sabununuzun köpürmesini önlemek için çakıl taşlarıyla dolu bir sabunluk tercih edin


4. Banyonuzda mahremiyeti korurken güneşten de faydalanmanızı sağlayacak dantelli perde



6. Okaliptüs demetleriyle her sıcak suyu açtığınızda banyonuzun içi ferah kokularla dolsun



7. Küvette kitap okuyabilmek için bu tahta masa benzeri bir ürün alabilirsiniz



Devamını Oku...

The Raven Remastered Oyununun Çıkış Tarihi Belli Oldu

Yazar Subcomandante 0 yorum




Oyun tutkunlarının merakla beklediği The Raven Remastered, Xbox One, PlayStation 4 ve PC için satışa sunulacak!



The Raven – Legacy of a Master oyunu Xbox 360 oyun konsolu için çıktıktan sonra aradan birkaç yıl geçti. Fakat şimdi Xbox One için yepyeni bir remaster sürümü piyasaya çıkacak gibi görünüyor. Klasik macera oyunu remastered, The Raven Remastered ismi ile yeniden yayınlanacak. Oyun 13 Mart'ta Xbox One, PlayStation 4 ve PC için gelecek.
Beklenildiği gibi oyunun yeni sürümünde yeniden düzenlenmiş animasyonlar, ışıklama ve saçlar bulunacak. Oyun Full HD çözünürlük ile geleceki Ayrıca Fransızca, İspanyolca ve basitleştirilmiş Çince alt yazılarına ek olarak Almanca, Rusça, Polonya dili ve İtalyanca alt yazılar da eklenecek.
The Raven Remastered oyununun hikayesi ise şu şekilde:
"1964 yılında Londra'da antik bir yakut, İngiliz Müzesi'nden çalınmıştır. Suç mahalinde bir kuzgun tüyü vardır. Birisi yıllar önce ortalıktan kaybolan efsanevi usta hırsız The Raven (kuzgun)'ın ayak izlerini mi takip etmeye çalışıyor? Polis Memuru Anton Jakob Zellner, en sevdiği suç romanlarını okuduktan sonra şimdi kendini cinayet gizemi ortasında bulur. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Herkesin sakladığı bir şeyler vardır ve The Raven daima bir adım öndedir..."
Kaynak: thexboxhub.com
Devamını Oku...

Arsene Wenger, Alexis Sanchez'in Yerini Rafinha ile Doldurmak İstiyor

Yazar Subcomandante 0 yorum


Jack Wilshere’ın de sakatlanması ile eli daralmaya başlayan Arsene Wenger bir an önce transfer istiyor.




Alexis Sanchez’in gidişini kabullenmeye başlayan ve yaz transfer döneminde yapmadığı veya yapamadığı transfer için Ocak ayında harekete geçmeye başlayan Arsenal, üst üste gelen raporlar ve bilgilendirmeler ile Alexis’in yerine en iyi oyuncuyu bulmaya çalışıyor. Bu sefer ki aday ise Barcelona’dan Rafinha oldu.
Chelsea mücadelesinde Jack Wilshere’ın da sakatlanması ile merkez orta sahada seçeneklerinin azalmasından yakınan dünyaca ünlü teknik adam Arsene Wenger, Rafinha’nın hem merkez yükünü hem de on numara pozisyonunu kapatabileceğine inandığı iddia edildi. Bu sezon kadroda düşünülmediği için forma şansı verilmeyen yıldız oyuncu, Barcelona altyapısından yetişmişti ve sadece bir dönem Celta Vigo’da kiralık olarak forma giymişti. Bayern Münih’te forma giyen yıldız oyuncu Thiago ile kardeş olan Rafinha, artık yeni bir başlangıç peşinde ve olası bir teklife hayır demeyeceği düşünülüyor.
Ayrıca Coutinho transferi için de büyük bir yol kat eden Barcelona, hem maddi anlamda hem de kadro rahatlatmak adına yeni transferlere ve tekliflere açık. Bu yüzden görüşmelerin de daha kısa sürede tamamlanması bekleniyor.
Kaynak: espnfc.com
Devamını Oku...